Kamu Yapı & İnşaat Sözleşmeleri Mevzuatı - Ali POLAT
  Geçici kabulden sonra yapılan hakediş ödemelerinde stopaj
 

Geçici kabulden sonra yapılan hakediş ödemelerinde stopaj yok

 

Bilindiği üzere, vergilendirmede, prensip olarak, dönemsellik esastır. Takvim yılı, hesap dönemi veya özel hesap dönemi veyahut kıst hesap dönemi esas alınarak vergilendirme yapılmaktadır. Bu esas hem gelir vergisi hem de kurumlar vergisi açısından geçerlidir (193 sayılı GVK md. 1, 5520 sayılı KVK md.6, 213 sayılı VUK md.174).

Ancak, yılları sari inşaat ve onarım işlerinde bu ilkeye istisna getirilerek özel bir vergilendirme rejimi benimsenmiş ve birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işlerinde takvim yılı yerine işin bitimi vergilendirmeye esas alınmıştır. Buna göre, söz konusu inşaat ve onarım işlerine ait gelirler ve giderler diğer işlerden ayrı bir hesapta izlenmekte; müşterek genel giderler ve amortismanlar 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda yer alan kurallara göre dağıtılmakta; kâr veya zarar işin bittiği yıl kesin olarak tespit edilmekte ve tüm gelir işin bittiği yılın geliri olarak o yıla ait yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmektedir (193 sayılı GVK md.42-44).

2) Yıllara sari inşaat ve onarım işlerinde işin bitimi

Bir işin yıllara sari inşaat ve onarım işi kapsamında değerlendirilebilmesi için aşağıdaki koşulları taşıması gerekmektedir(193 sayılı GVK md.42-44).

  • Faaliyet konusu iş, inşaat ve onarım işi olmalıdır.
  • İnşaat ve onarım işi başkalarının hesabına ve taahhüde bağlı olarak yapılmalıdır.
  • İnşaat ve onarım işi birden fazla takvim yılına sirayet etmelidir.

Yıllara sari inşaat ve onarım işi kapsamına giren işlerde, inşaat ve onarım işinin başlangıç ve bitim tarihi önem arz etmektedir(193 sayılı GVK md.42-44).Vergilendirme açısından işin bitim tarihi aşağıdaki esaslara göre tespit edilir.

  • Geçici ve kesin kabule tabi olan işlerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın onaylandığı tarih,
  • Geçici ve kesin kabul usulüne tabi olmayan işlerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih,

işin bittiği tarih olarak kabul edilir.

3) Yıllara sari inşaat ve onarma işlerinden elde edilen kazançlar geçici vergiye tabi değildir

Bilindiği üzere, yıllara sari inşaat ve onarma işi yapan mükellefler bu kazançları dolayısıyla geçici vergi ödememektedirler. Bu esas hem gelir hem de kurumlar vergisi mükellefleri için geçerlidir (193 sayılı GVK mük. Md.120, 5520 sayılı KVK md.32 ve 217 Seri No.lu GV GT).

Ancak, yukarıda açıklanan esas dahilinde işin bitiminden sonra bu işler dolayısıyla elde edilen kazançlar dolayısıyla geçici vergi ödeneceği tabiidir. Bir başka ifade ile geçici kabul ile kesin kabul arasındaki dönemde elde edilen kazançlar geçici vergiye tabidir. Zira, iş artık yıllara sari niteliğini yitirmiştir.

4) Geçici kabulden sonra yapılan hak ediş ödemelerinde stopaj yok

Bilidiği üzere, yıllara sari inşaat ve onarım işi yapanlara düzenlenen hakediş raporuna dayanarak hakediş ödemesi (avans olarak ödenenler dahil) yapılmakta ve bu ödemelerden, gelir veya kurumlar vergisine mahsuben %3 oranında tevkif yoluyla vergi ödenmektedir (193 sayılı GVK md 94, 96 ve 5520 sayılı KVK md.15).

Tevkif yoluyla yapılan bu  vergileme, vergideki gecikmeyi telafi etmek; mükellefin vergileme anındaki büyük nakit çıkış yükünü azaltmak amacıyla yapılmaktadır. Tevkif yoluyla yapılan vergileme hasılat (ödeme) üzerinden yapıldığından, net kârlılık oranı %15 kabul edildiğinde, aslında efektif vergi yükü (3/15) %20'ye tekabül etmektedir. Bu nedenle de yıllara sari inşaat ve onarma işlerinden elde edilen kazançlar geçici vergiden ayrışık tutulmuştur.

Yıllara sari inşaat ve onarım işlerinde vergi tevkifatının matrahı, bu işleri yapanlara ödenen hakediş bedelleridir. Kesilen bu vergiler işin bitiminde verilecek yıllık gelir vergisi veya kurumlar vergisi beyannamesinde bildirilen kazanç üzerinden hesaplanacak gelir-kurumlar vergisinden mahsup edilir. İşin devam etmesi nedeniyle kazancı beyannameye dahil edilmemiş olan inşaatlara ilişkin hakedişlerden kesilen gelir vergisi tevkifatları diğer kazanç unsurları üzerinden hesaplanan gelir ya da kurumlar vergisinden mahsup edilemez. Mahsup neticesinde, mükellefe iadesi gereken bir vergi tutarının olması halinde bu tutar, mükellefin talebi doğrultusunda diğer vergi borçlarına mahsup edilir; mükellefin vergi borcunun olmaması halinde ise nakden iade yapılır (193 sayılı GVK md. 121, 5520 sayılı KVK md. 34, 252 Seri No.lu GV GT).

Diğer taraftan, geçici kabulden sonra kesin kabulü sağlamak üzere yapılan işler nedeniyle alınan hakedişler, biten inşaat işiyle ilgilendirilmeksizin elde edildikleri yılın kar veya zararının tespitinde dikkate alınırlar ve gelir vergisi tevkifatına tabi tutulmazlar.



*         *         *           *           *             *               *              *             *

Geçici Kabulden Sonra Gelir Vergisi Kesintisi Yapılıp Yapılmayacağı ve Fazla Kesintinin Nasıl Geri İade Edileceği Sorunu

Yıllara sari inşaat ve onarım işi kapsamında yapılan inşaat işinden elde edilen kazancın geçici kabulün yapıldığı yılın beyannamesinde (Gelir/Kurumlar) beyan edilecektir. Hakedişlerden yapılan gelir vergisi stopajı kesinti yoluyla ödenen vergiler listesinde gösterilir. Bu işe ait daha sonra düzenlenen hakedişler üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmaması eğer yapılmışsa yersiz olarak hakedişinden kesilen ve yatırılan bu stopaj miktarının, işletmenin vergilerinize mahsup edilmesi gerekmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 42′nci maddesinde “Birden fazla takvim yılma sirayet eden inşaat ve onarım işlerinden kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir.

Mükellefler bu madde kapsamına giren hallerde her inşaat ve onarma işinin hasılat ve giderlerini ayrı bir defterde veya tutmakta oldukları defterlerin ayrı sayfalarında göstermeye ve düzenleyecekleri beyannameleri işlerin ikmal edildiği takvim yılım takip eden yılın Mart ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar vermeye mecburdurlar” hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun’un 44′üncü maddesinin birinci fıkrasında, “İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih, diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul edilir. ” hükmü yer almaktadır.”

Dolayısıyla, işin başlangıç tarihinden itibaren geçici kabul tutanağının idarece onaylandığı tarihe kadar nakden veya hesaben yapılacak avanslar dahil tüm ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94′üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi veya Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15′inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tevkifat yapılması, söz konusu işlerle ilgili geçici kabul tutanağının düzenlenmesinden sonraki ödemelerden ise gelir vergisi tevkifatı yapılmaması gerekmektedir.

Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15′inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Gelir Vergisi Kanunumda belirtilen esaslara göre istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben, birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ihale eden kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.

Bu düzenlemeler çerçevesinde, gelir ve kurumlar vergisinin kesilmemesi gerekmektedir. Söz konusu verginin geçici kabulden sonra kesilmesi durumunda kesilen vergi belediyenin muhtasar beyannamesinde beyan edilerek vergi dairesine ödenmiş olacağından bu kez bunun ilgiliye iadesinin veya mahsubunun nasıl yapılacağı hususunda ilgili mevzuata göre açıklanması gerekmektedir.

Maliye Bakanlığınca yayımlanan 252 sayılı Gelir Vergisi Tebliğinin 3.2. Diğer Vergi Borçlarına Mahsup veya Nakden İade başlığında;

“Fazla veya yersiz olarak vergi tahakkuk ettirilmesine neden olan vergi hatasının düzeltilmesi halinde, vergi harası nedeniyle fazla olarak tahakkuk ettirilmiş verginin ödenmiş olması şartıyla, verginin mükellefe iadesi gerekmektedir.

Vergi borçlarına mahsup talebi halinde bu talebin bir dilekçe ile vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir. Düzeltme işlemi ile iade işleminin aynı vergi dairesi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda iade işlemi için dilekçe dışında ayrıca bir belge ibrazına gerek yoktur. Vergi dairelerinin farklı olması halinde hata nedeniyle fazladan tahakkuk etmiş olan verginin ödendiğini gösteren belgenin ibrazı gereklidir.

Mahsubu talep edilen vergi borçları için, mükellefin vergi hatasının düzeltilmesini ilgili vergi dairesine dilekçe ile haber verdiği tarih itibariyle mahsup işlemi yapılmış sayılır ve mahsubu talep edilen vergi borçları için bu tarihten itibaren gecikme zammı hesaplanmaz.” açıklamaları yer almaktadır.

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşıldığı üzere geçici kabul tutanağı onaylandıktan sonra yapılan hakediş ödemeleri o yılın kar veya zararın tespitinde dikkate alınacak olup bu ödemeler üzerinden 5520 sayılı Kurumlar Yergisi Kanunu’nun 15′inci maddesine göre vergi kesintisi yapılmaması gerekmektedir. Örneğin 2009 yılında geçici kabulü yapılan işin kar ve zararına ilişkin beyanı 2010 yılında yapılacaktır. Geçici kabul yapıldıktan sonra gerek 2009 ve gerek 2010 yılında yapılacak hakediş ödemelerinden kesinti yapılmayacaktır. Geçici kabulden sonra 2009 yılında yapılan ödemeler 2009 yılı muhtasar beyannamesinde 2010 yılında yapılacak ödemeler ise 2010 yılının 2011 yılında verilecek muhtasar beyannamelerinde gösterilecektir.

Yıllara sari inşaat işlerinde geçici kabul tutanağının idarece onayından sonraki istihkak bedelleri üzerinden yersiz yapılan gelir vergisi kesintileri fazla ve yersiz ödenen vergi niteliği kazanacak olup 252 sayılı gelir Vergisi Tebliğinde belirtildiği üzere verginin ödenmiş olması şartıyla fazla kesinti hangi kurumca yapılmışsa o kurumun muhtasar beyanname yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesinden işletme tarafından talep edilmesi halinde düzeltme talebinin Vergi Usul Kanunu’nun 116′ncı ve 123′üncü maddeleri ile 252 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde ilgili vergi dairesince yerine getirilmesi mümkün bulunmaktadır.

Muhatap kesintiyi yapan kurum değil, kurumun muhtasar yönden bağlı olduğu vergi dairesidir. Son olarak, iade edilecek olan söz konusu vergi kesintilerinin işletmenin gelir/kurumlar vergisi beyannamesinde doğrudan mahsuba konu edilemeyecektir.

 



*            *              *             *             *            *             *               *            *

 

Geçici Kabulden Sonra Gelir Vergisi Kesintisi Yapılıp Yapılmayacağı ve Fazla Kesintinin Nasıl Geri İade Edileceği Sorunu

 

 

 

Yıllara sari inşaat ve onarım işi kapsamında yapılan inşaat işinden elde edilen kazancın geçici kabulün yapıldığı yılın beyannamesinde (Gelir/Kurumlar) beyan edilecektir. Hakedişlerden yapılan gelir vergisi stopajı kesinti yoluyla ödenen vergiler listesinde gösterilir. Bu işe ait daha sonra düzenlenen hakedişler üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmaması eğer yapılmışsa yersiz olarak hakedişinden kesilen ve yatırılan bu stopaj miktarının, işletmenin vergilerinize mahsup edilmesi gerekmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 42′nci maddesinde “Birden fazla takvim yılma sirayet eden inşaat ve onarım işlerinden kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir.

 

Mükellefler bu madde kapsamına giren hallerde her inşaat ve onarma işinin hasılat ve giderlerini ayrı bir defterde veya tutmakta oldukları defterlerin ayrı sayfalarında göstermeye ve düzenleyecekleri beyannameleri işlerin ikmal edildiği takvim yılım takip eden yılın Mart ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar vermeye mecburdurlar” hükmüne yer verilmiştir.

 

Aynı Kanun’un 44′üncü maddesinin birinci fıkrasında, “İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih, diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul edilir. ” hükmü yer almaktadır.”

 

Dolayısıyla, işin başlangıç tarihinden itibaren geçici kabul tutanağının idarece onaylandığı tarihe kadar nakden veya hesaben yapılacak avanslar dahil tüm ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94′üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi veya Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15′inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tevkifat yapılması, söz konusu işlerle ilgili geçici kabul tutanağının düzenlenmesinden sonraki ödemelerden ise gelir vergisi tevkifatı yapılmaması gerekmektedir.

 

Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15′inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Gelir Vergisi Kanunumda belirtilen esaslara göre istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben, birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ihale eden kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.

 

Bu düzenlemeler çerçevesinde, gelir ve kurumlar vergisinin kesilmemesi gerekmektedir. Söz konusu verginin geçici kabulden sonra kesilmesi durumunda kesilen vergi belediyenin muhtasar beyannamesinde beyan edilerek vergi dairesine ödenmiş olacağından bu kez bunun ilgiliye iadesinin veya mahsubunun nasıl yapılacağı hususunda ilgili mevzuata göre açıklanması gerekmektedir.

 

Maliye Bakanlığınca yayımlanan 252 sayılı Gelir Vergisi Tebliğinin 3.2. Diğer Vergi Borçlarına Mahsup veya Nakden İade başlığında;

 

“Fazla veya yersiz olarak vergi tahakkuk ettirilmesine neden olan vergi hatasının düzeltilmesi halinde, vergi harası nedeniyle fazla olarak tahakkuk ettirilmiş verginin ödenmiş olması şartıyla, verginin mükellefe iadesi gerekmektedir.

 

Vergi borçlarına mahsup talebi halinde bu talebin bir dilekçe ile vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir. Düzeltme işlemi ile iade işleminin aynı vergi dairesi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda iade işlemi için dilekçe dışında ayrıca bir belge ibrazına gerek yoktur. Vergi dairelerinin farklı olması halinde hata nedeniyle fazladan tahakkuk etmiş olan verginin ödendiğini gösteren belgenin ibrazı gereklidir.

 

Mahsubu talep edilen vergi borçları için, mükellefin vergi hatasının düzeltilmesini ilgili vergi dairesine dilekçe ile haber verdiği tarih itibariyle mahsup işlemi yapılmış sayılır ve mahsubu talep edilen vergi borçları için bu tarihten itibaren gecikme zammı hesaplanmaz.” açıklamaları yer almaktadır.

 

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşıldığı üzere geçici kabul tutanağı onaylandıktan sonra yapılan hakediş ödemeleri o yılın kar veya zararın tespitinde dikkate alınacak olup bu ödemeler üzerinden 5520 sayılı Kurumlar Yergisi Kanunu’nun 15′inci maddesine göre vergi kesintisi yapılmaması gerekmektedir. Örneğin 2009 yılında geçici kabulü yapılan işin kar ve zararına ilişkin beyanı 2010 yılında yapılacaktır. Geçici kabul yapıldıktan sonra gerek 2009 ve gerek 2010 yılında yapılacak hakediş ödemelerinden kesinti yapılmayacaktır. Geçici kabulden sonra 2009 yılında yapılan ödemeler 2009 yılı muhtasar beyannamesinde 2010 yılında yapılacak ödemeler ise 2010 yılının 2011 yılında verilecek muhtasar beyannamelerinde gösterilecektir.

 

Yıllara sari inşaat işlerinde geçici kabul tutanağının idarece onayından sonraki istihkak bedelleri üzerinden yersiz yapılan gelir vergisi kesintileri fazla ve yersiz ödenen vergi niteliği kazanacak olup 252 sayılı gelir Vergisi Tebliğinde belirtildiği üzere verginin ödenmiş olması şartıyla fazla kesinti hangi kurumca yapılmışsa o kurumun muhtasar beyanname yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesinden işletme tarafından talep edilmesi halinde düzeltme talebinin Vergi Usul Kanunu’nun 116′ncı ve 123′üncü maddeleri ile 252 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde ilgili vergi dairesince yerine getirilmesi mümkün bulunmaktadır.

 

Muhatap kesintiyi yapan kurum değil, kurumun muhtasar yönden bağlı olduğu vergi dairesidir. Son olarak, iade edilecek olan söz konusu vergi kesintilerinin işletmenin gelir/kurumlar vergisi beyannamesinde doğrudan mahsuba konu edilemeyecektir.

 

 

 

 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=